Afyonkarahisar / Dinar ve Dinar Uçağı

 

Resmi Büyük görmek için Tıklayınız

DİNAR UÇAĞI

Dinar halkı 1931 yılında Türk ordusuna destek olmak için, Türk Hava kurumunun başlattığı yardım kampanyasına büyük ilgi göstermiştir.

Toplanan paralarla bir adet uçak satın alınarak Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edilmiştir.Dinar halkının gösterdiği bu örnek davranış,takdirle karşılanmış, bu nedenle uçağa DİNAR adı verilmiştir.

Uzun yıllar hizmet eden Dinar Uçağı, hizmet dışı kalınca; Dinar Belediyesi ve THK Dinar şubesince, sergilenmek amacıyla istenmiştir.

O yokluk günlerinde halkımızın gösterdiği birlik, beraberlik ve vatanseverlik örneğini yaşatmak

ve yeni nesillere aktarmak amacıyla yapılan bu talep, Milli Savunma Bakanlığının 12/01/2005 tarih ve 564 sayılı onayı ile uygun görülmüş, bir adet U-17-CESSNA tipi uçağı sergilenmek üzere ilçemize hediye edilmiştir.

Vatansever Dinar halkına ve emeği geçenlere teşekkür ederiz.

Kaynak:Dinar Belediyesi

  Suçıkan, Afyonkarahisar'dan Dinar'a yol göründü davetiyle bir sesin;

Dosların, söylemesi ayıp olacak ... ama doğduğu yeri gördüm, Dinar'da Menderes'in.

Arif Nihat ASYA

SUÇIKAN

Tanrı Apollon gitar çalar.Marsyas ise flüt.Apollon onun ününü duyar.Kendisine yarışma önerir.Marsyas öneriyi kabul eder.Hakem olarak su perileri ve kral Midas seçilmiştir.Marsyas flütü ile ezgiler döktürür.

Tanrı Apollon da gitarını çalar.Yarışmayı Marsyas kazanır.Bunun üzerine ikinci bir öneride bulunur.Bu yarışmayı kazanan diğerine istediğini yapabilecektir.Apollon'un önerisi şudur.Yarışmacılar aletlerini tersten çalaçaklardır.Marsyas Flütünü tersten üflemeye başladığında ne ses çıkar ne de ezgi.Ama Apollon tersten çalabilir aletini.

Hakem heyetinde bulunan kral Midas, Marsyas'ın haksızlığa uğradığını belirterek oyunu Marsyas'a verir.Buna çok öfkelenen tanrı Apollon,Marsyas'ın diri diri derisini yüzdürür ve Suçıkan'daki bir mağraya yakın ağaca şişirilmiş tulumunu taktırır.

Midas'ıda cezalandırmıştır.Onun kulaklarını eşek kulağı haline çevirir.Midas kulaklarını örtecek şekilde şapka giyer.Ne var ki saçları iyice uzar.Berberini çağırır.Kulaklarının sırrını berbere söyler.Onun bu sırrı saklamasını ister.Ancak berber bu sırrı içinde saklayamamış.Kör bir kuyuya giderek bağırmaya başlamış "Kral Midas'ın kulakları eşek kulağı" diye.Kör kuyunun üzerine kamışlar bitmiş.Kamışlar her rüzgar esişte:"Kral Midas'ın kulakları eşek kulağı"diye sesler çıkarırmış.Böylece halkı;Kral Midas'ın kulaklarının eşek kulağı olduğunu öğrenmiş.